KİVİ


Kivi, çoğu ılıman iklim bölgesinde yeterli yaz sıcaklıkları sağlandığında başarıyla yetiştirilebilen bir meyvedir. Genellikle eşeysiz yöntemlerle çoğaltılır; bu, meyve veren ana bitkinin fidelerden yetiştirilen anaçlara aşılanmasıyla veya olgun bir bitkiden alınan kesimlerin köklendirilmesiyle yapılır.

Kivi asması, güçlü gelişim gösteren bir yapıya sahiptir ve düzenli budama ister. Meyve, genellikle bir yaşındaki dallarda oluşur; ancak dallar yaşlandıkça verim azalır. Bu nedenle, üçüncü yaşını tamamlayan dallar budanarak yenileriyle değiştirilmelidir. Kiviler, Kuzey Yarımküre’de genellikle Kasım ayında, Güney Yarımküre’de ise Mayıs civarında hasat olgunluğuna ulaşır. Bitkiler maksimum verimlerini 8–10 yaşlarında verir. Yıllar arasındaki verim farkı doğaldır; çünkü bir sezonda yüksek ürün veren bitkiler, bir sonraki sezonda daha düşük verim gösterebilir.

Bitki Beslenme Programları


Kivi bitkisi, dengeli bir besin yönetimi ister. Özellikle potasyum (K) uygulamaları, verim ve meyve kalitesi açısından kritik öneme sahiptir. Potasyum, toprak koşulları uygunsa klorür formunda tercih edilmelidir; çünkü bu form, kivi tarafından sülfat formuna göre daha kolay alınır ve yapılan araştırmalarda bu uygulamanın verimi %30’a kadar artırabildiği gözlemlenmiştir.

Kivi yetiştiriciliğinde bor (B) ve sodyum (Na) elementlerine özel dikkat gösterilmelidir. Bu elementlerin toprakta fazlalığı, bitki gelişimini ve meyve kalitesini olumsuz etkileyebilir. Aynı şekilde, manganez (Mn) elementi de kivinin metabolik faaliyetleri açısından oldukça önemlidir; özellikle bitkide C vitamini sentezinin temel bileşenlerinden biridir.

Bitkinin farklı büyüme evrelerinde (filizlenme, çiçeklenme, meyve tutumu, meyve büyümesi ve hasat) uygulanacak gübreleme programı, toprağın ve yaprağın düzenli analizleriyle desteklenmelidir. Çiçeklenme dönemi, kivinin en hassas aşamalarından biridir ve bu dönemde yapraktan destekleyici besleme yapılması meyve tutum oranını önemli ölçüde artırır.

Botanist, kivi yetiştiriciliğinde yüksek verim, kaliteli meyve ve uzun raf ömrü hedeflerine ulaşmayı kolaylaştıran besleme stratejileriyle üreticilere destek olur. Her yetiştirme aşamasına özel olarak geliştirilen çözümler, toprağın doğal dengesini koruyarak bitkinin besin alımını optimize eder.